‘‘BAYRAMDAN SONRA ESKİ DÜZENİME DÖNEMEDİM.’’ DİYORSAN, NEREDEN BAŞLAMALISIN?

Bayram bitti. Misafirler uğurlandı, sofralar toplandı, tatlı tabakları boşaldı. Ancak birçok kişi için bayramın ardından geriye yalnızca güzel anılar değil, aynı zamanda bir türlü geri dönülemeyen bir beslenme düzeni de kalıyor.

“Bayramda biraz kaçırdım.” diye başlayan cümleler, günler geçtikçe “Artık tamamen bıraktım.”, “Nasıl olsa bozdum.”, “Pazartesi yeniden başlarım.” düşüncelerine dönüşebiliyor. Oysa çoğu zaman sorun bayramda ne kadar yediğimiz değil, sonrasında zihnimizde oluşturduğumuz bu karamsar senaryolar oluyor.

Bayram sonrası en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Eski düzenime bir türlü dönemiyorum.”

Aslında bu durum sandığınız kadar sıra dışı değil. Çünkü insanlar genellikle beslenme düzenini bir düğme gibi düşünüyor. Ya tamamen açıktır ya tamamen kapalıdır. Ya mükemmel gidiyordur ya da tamamen bozulmuştur. Halbuki sağlıklı yaşam böyle işlemez.

Gerçek başarı, bozulmayan bir düzen kurmak değil; bozulduğunda tekrar ayağa kalkabilmektir.

Önce Suçluluk Duygusundan Kurtulun…

Bayram sonrasında yapılan en büyük hata, birkaç günlük değişikliği büyük bir başarısızlık gibi görmek oluyor.

Dört gün boyunca fazla yemek yediğiniz için haftalardır emek verdiğiniz süreci çöpe atmış gibi hissedebilirsiniz. Ancak gerçek şu ki; birkaç günlük fazla tüketim sizi bir anda sağlıksız yapmadığı gibi, birkaç günlük kusursuz beslenme de sizi bir anda sağlıklı yapmaz.

Vücudumuz bir günün değil, alışkanlıklarımızın toplamıdır.

Bu nedenle ilk yapmanız gereken şey tartıya çıkıp kendinizi cezalandırmak değil, suçluluk duygusunu bir kenara bırakmaktır.

Çünkü suçluluk hissi genellikle kişiyi daha iyi seçimlere değil, daha kötü seçimlere yönlendirir.

“Nasıl olsa bozdum!” düşüncesiyle yenilen her ekstra atıştırmalık, aslında bayramın değil o düşüncenin sonucudur.

Detoks Yapmaya Çalışmayın!

Bayram sonrası dönemin bir diğer klasiği ise detoks arayışlarıdır.

Sadece sıvıyla beslenmek, günlerce meyve suyu içmek, öğün atlamak veya kendini aç bırakmak birçok kişinin ilk aklına gelen yöntemler arasında yer alıyor. Ancak vücudunuzun cezaya değil, dengeye ihtiyacı vardır.

Karaciğeriniz, böbrekleriniz ve sindirim sisteminiz zaten doğal detoks mekanizmalarına sahiptir. Sizin yapmanız gereken şey onları desteklemek; zorlamak değil.

Bayramda fazla kaçırdıysanız ertesi gün hiçbir şey yememek yerine normal öğün düzeninize dönün. Açlıkla telafi etmeye çalışmak çoğu zaman yeni yeme ataklarının kapısını açar.

İlk Hedefiniz Kilo Vermek Değil, Rutin Kurmak Olsun.

İnsanlar bayram sonrası genellikle hemen tartıya çıkıp birkaç kilo fazlalık gördüğünde paniğe kapılıyor. Ardından da mümkün olan en hızlı şekilde o kiloları vermeye çalışıyor.

Oysa ilk hedefiniz kilo kaybetmek değil, düzeni yeniden kurmak olmalı.

Kendinize şu soruyu sorun: “Bugün yapabileceğim en basit sağlıklı davranış nedir?”

Belki güne kahvaltıyla başlamak…

Belki yeterince su içmek…

Belki akşam yemeğini biraz daha dengeli hazırlamak…

Belki de yarım saat yürüyüş yapmak…

Büyük değişimler küçük alışkanlıkların tekrar edilmesiyle oluşur.

Mükemmeliyetçilik Tuzağına Düşmeyin.

Birçok kişi yeniden başlarken kendine oldukça ağır kurallar koyuyor.

Şeker tamamen yasak. Ekmek tamamen yasak. Akşam yemeği yok. Ara öğün yok. Dışarıda yemek yok.

Bu kadar sert kurallar kısa vadede motive edici görünse de uzun vadede sürdürülebilir olmuyor. Çünkü insan hayatı laboratuvar ortamında geçmiyor.

Doğum günleri olacak. Davetler olacak. Yoğun iş günleri olacak. Bazen canınız tatlı isteyecek. Bazen dışarıda yemek yiyeceksiniz.

Önemli olan kusursuz olmak değil, genel tabloyu sağlıklı tutabilmektir.

Sağlıklı beslenme hayatın içine uyum sağlayabilmelidir. Hayatı kendisine uydurmaya çalıştığında sürdürülebilir olmaktan çıkar.

Hareketi Ceza Olarak Görmeyin.

Bayram sonrası birçok kişi spor salonlarına koşuyor ve saatlerce egzersiz yaparak yediklerini telafi etmeye çalışıyor.

Oysa hareket etmek bir ceza yöntemi değildir.

Egzersizin amacı bayramda yenen baklavaların hesabını ödemek değil; bedeninizi güçlendirmek, enerji seviyenizi artırmak ve sağlığınızı korumaktır.

Bu nedenle kendinizi zorlayacak programlar yerine sürdürebileceğiniz hareketleri tercih edin. Her gün düzenli yürüyüş yapmak, hiç hareket etmemekten çok daha değerlidir.

Mutfağınızı Yeniden Düzenleyin.

Davranışlarımızın büyük kısmı iradeden çok çevreden etkilenir. Eğer mutfağınız hâlâ bayramdan kalan şekerler, çikolatalar ve tatlılarla doluysa sürekli mücadele etmek zorunda kalırsınız.

Bu yüzden yeniden başlamak istiyorsanız önce ortamınızı düzenleyin. Meyveleri görünür yerlere koyun. Su şişenizi masanızın üzerinde bulundurun. Sebze tüketimini artıracak alışveriş yapın. Sağlıklı seçimleri kolaylaştırın.

Bazen değişmesi gereken kişi değil, çevredir.

Yeniden Başlamak İçin Pazartesiyi Beklemeyin!

Belki de en önemli konu budur.

İnsanlar yeni başlangıçları sürekli erteler.

Yarın…

Pazartesi…

Ay başı…

Bayram sonrası…

Tatil dönüşü…

Oysa sağlıklı yaşamın en büyük sırrı mükemmel zamanı beklememektir.

Eğer bu yazıyı öğleden sonra okuyorsanız, akşam öğününüzde daha dengeli bir seçim yapabilirsiniz. Eğer akşam okuyorsanız, yarın güne güzel bir kahvaltıyla başlayabilirsiniz.

Değişim her zaman küçük bir adımla başlar. Ve o adım için takvimde özel bir gün yazmasına gerek yoktur.

Bayram sonrası düzeninizi kaybetmiş hissedebilirsiniz. Ancak unutmayın; önemli olan hiç sapmamak değil, sapınca geri dönebilmektir.

Bugün yeniden başlayın. Küçük başlayın. Gerçekçi başlayın.

Çünkü sürdürülebilir başarı, mükemmel olanların değil; her seferinde yeniden başlayabilenlerin hikâyesidir.

Sağlıklı günler dilerim.

DİYETİSYEN TUĞÇE GÜNDÜZ