Boyama yaparak hayata tutundu

Boyama yaparak hayata tutundu

Neval Çolak ArslanMuğla’nın Ortaca ilçesi Dalyan Mahallesi’nde yaşayan Gülay Çolak (41) 2001 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu omurilik felci geçirdi ama yılmadı.  Çolak, tekerlekli sandalyeye mahkûm kalmasına rağmen, bulduğu her şeyi boyayıp, resimler çizerek hayata tutundu.Tekerlekli sandalyeye mahkûm olmasına rağmen, bulduğu her şeyi boyayıp hayata tutunan Çolak, önce bir okulun duvarlarını daha sonra ise taş, konserve kavanozları,...

A+A-

Neval Çolak Arslan

Muğla’nın Ortaca ilçesi Dalyan Mahallesi’nde yaşayan Gülay Çolak (41) 2001 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu omurilik felci geçirdi ama yılmadı.  Çolak, tekerlekli sandalyeye mahkûm kalmasına rağmen, bulduğu her şeyi boyayıp, resimler çizerek hayata tutundu.

Tekerlekli sandalyeye mahkûm olmasına rağmen, bulduğu her şeyi boyayıp hayata tutunan Çolak, önce bir okulun duvarlarını daha sonra ise taş, konserve kavanozları, tuval, süs kabakları ve ahşap üzerine resimler yapmaya başladı.

EN BÜYÜK DESTEKÇİM DOSTLARIM”

Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci ve eşi Nilgün Keçeci’nin kendisine uygun ev yaptıklarını ve bu süreçte,  desteklerini esirgemediklerini söyleyen Çolak, “Engelli kaldıktan sonra bunalıma girdim. O zamanlarda dostlarımdan büyük destek gördüm. Engelli olarak yaşamama alışmak adına ilk adımımı onlarla birlikte attım. Resimle olan bağım öncesine dayansa da bu işi tamamen felçli kaldıktan sonra geliştirdim” diye konuştu.

“RESİMLE HAYATA BAĞLANDIM”

Kendisine en büyük destek verenler arasında İngiliz dostları Alan Fenn, Janet Surman ve Fiona Mac Rae ile 3 ay boyu okul duvarlarını boyadıklarını belirten Çolak şöyle konuştu:

“AlanFennve  arkadaşıJanetSurman ve Fiona ile çok güzel günler geçirdik. Bana büyük destek oldular. Aynı yıllarda Hollandalı emekli İngilizce öğretmeni Maria ve eşi CoJonker ile tanıştım. Bu insanlar asker, yazar, fotoğraf sanatçısı olup çok değerli insanlardı. Beni tekrar hayata bağlayan resim ve yabancı dostlarımdır. Evimin yanında yine yabancı dostlarımın kendi elleriyle yaptıkları küçük bir resim atölyem var. Yıllar içinde her türlü objeleri boyadım.”

“ELİME NE GEÇERSE BOYAMAYA BAŞLADIM”

Evinin yanına resim atölyesinin de yapılmasıyla birlikte olaylara profesyonel bakmaya başladığını ve hayatın olumlu yanlarını görmeye çalıştığını da sözlerine ekleyen Gülay Çolak konuşmasına şöyle devam etti:

“Elime ne geçerse boyamaya başladım. Taş, konserve kavanozları, ahşap, tuval ve ahşap üzerine resimler yaptım. Kabakla tanışmam bundan 3 yıl önceydi. Önceleri yapamadığım kesme işlerinde bana Co yardım ediyordu. Sonra bana kabak kesmealeti verdi ve nasıl keseceğimi öğretti. 3 yıldır kendimi bu konuda geliştirdim ve su kabağında değişik şeyler denemek beni heyecanlandırıyor. Maria ve Co beni her konuda motive ediyorlar ve çok destek veriyorlar. Sipariş almama yardımcı oluyorlar. Ben çok şanslıyım ki Alan ve Janet sonra Maria ve Co’yu tanıdım. Beni hayata karşı böyle sandalyede yaşasam da güçlü olmayı öğrettiler.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.