Deniz kaplumbağaları göç yolculuğunu sürdürüyor

Deniz kaplumbağaları göç yolculuğunu sürdürüyor

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan tarafından Patara sahilinden denize bırakılan ve "Patara", "Likya" ile "Belkıs" adı verilen deniz kaplumbağaları, göç yolları üzerindeki seyirlerini sürdürüyor.Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yürüttüğü Patara Deniz Kaplumbağaları Koruma ve İzleme Programı kapsamında uydu takip cihazı takılan, Emine Erdoğan'ın da katıldığı bir etkinlikle denize bırakılan üç deniz kaplumbağası,...

A+A-

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan tarafından Patara sahilinden denize bırakılan ve "Patara", "Likya" ile "Belkıs" adı verilen deniz kaplumbağaları, göç yolları üzerindeki seyirlerini sürdürüyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yürüttüğü Patara Deniz Kaplumbağaları Koruma ve İzleme Programı kapsamında uydu takip cihazı takılan, Emine Erdoğan'ın da katıldığı bir etkinlikle denize bırakılan üç deniz kaplumbağası, yüzeye çıktıkları andan itibaren sinyal göndermeye devam ediyor.

Takılan cihazlarla takip edilen kaplumbağaların izledikleri rota, uğradıkları bölgeler gibi pek çok veriyi elde eden bilim insanları, bu sayede deniz kaplumbağalarının denizde karşılaştığı riskleri de öğrenme fırsatı buluyor.

Kaplumbağaların rotaları, uğradıkları bölgeler ve bu bölgelerde ne kadar kaldıkları, takip cihazından gelen verilerle izleniyor.

Uydu cihazı takılan 8 deniz kaplumbağasından en fazla yolu, Likya katetti. 1747 kilometre yol giden Likya, Libya'da Misrata kıyılarında dolaşıyor.

Patara sahilinden bırakılan kaplumbağalardan biri olan Belkıs da 515 kilometre yol alarak gittiği İztuzu kıyılarında dolaşmaya devam ediyor.

- Yaralı bulunan üç deniz kaplumbağası önce tedavi edildi

Deniz Kaplumbağası Araştırma Kurtarma Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) Yönetim Kurulu Üyesi ve Bilimsel Koordinatörü Doğan Sözbilen, yaptığı açıklamada, uydu takip cihazı takılan 3 deniz kaplumbağasının balıkçılık kaynaklı yaralanmalar nedeniyle merkezlerinde tedavi gördüğünü söyledi.

Kaplumbağaların sağlık durumlarının uydu cihazı bağlamaya uygun bulunması üzerine cihaz takılarak denize bırakıldıklarını hatırlatan Sözbilen, kısa süre sonra da ilk sinyalleri almaya başladıklarını bildirdi. 

Sözbilen, deniz kaplumbağalarının yaşamlarının büyük bir kısmını denizde geçirdiklerini belirterek "Biz kaplumbağaların denizdeki yaşamlarını iyi bilirsek onları daha iyi koruyabiliriz. Bunları denizde takip etmesi kolay değil, onun için özel yöntemler kullanmak gerekiyor. Bunlardan biri, uydu cihazıyla takip etmek." dedi.

- Her anları takip ediliyor

DEKAMER olarak son 10 yıldır yaptıkları çalışmalarda çok sayıda deniz kaplumbağasını izlediklerini vurgulayan Sözbilen, önceki yıllarda yaptıkları çalışmalara ek olarak bu yıl Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün hazırladığı projeyle Patara, Dalyan ve Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgelerinde 8 hayvanı izlemeye başladıklarını söyledi.

Sözbilen, bu bölgelerde 8 hayvanın da farklı davranışlar göstermeye başladığını gördüklerini belirterek şöyle devam etti:

"Kullandığımız cihazlarla, bunların çok hassas pozisyonlarını görüyoruz. Bu çok önemli çünkü denizdeki korumayı yapabilmek için göç eden canlılar sadece Türkiye'nin değil, diğer ülkelerin katkılarının da olması gerekiyor. Onların yaptığı çalışmalara bizim de katkı sağlamamız gerekiyor. Bu kaplumbağaların nerelerde bulunduğu, önemli alanlar neresi, bu konuda güzel veriler alıyoruz. Tüm veriler alındıktan sonra ümit ediyorum ki önemli alanların belirlenmesi ve deniz kaplumbağalarının denizlerde etkin şekilde korunmasına yardımcı olacaklar."

Patara'dan gönderdikleri kaplumbağalardan önemli veriler aldıklarını anlatan Sözbilen, "Patara; Kaş ve Meis Adası arasında bulunuyor. Likya, Akdeniz'i geçtikten sonra önce Libya'ya ulaştı, ardından kıyı şeridi boyunca ilerleyerek Tunus'un Boughrara Körfezi'ne ulaştı. Belkıs, önce Göcek bölgesine uğradı sonra Dalyan'a ulaştı ve halen Dalyan İztuzu Kumsalı açıklarında." diye konuştu.

Deniz kaplumbağalarının beslenme, kışlama ve yuvalama alanları arasında göç eden canlılar olduğuna dikkati çeken Sözbilen, bu nedenle deniz yaşamı için büyük öneme sahip bu canlıların sadece yuvalama alanlarını korumanın yeterli olmadığını ifade etti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.