Muğla’nın Menteşe İlçesi’nde bulunan Sınırsızlık Meydanı’nda toplanan sendika üyeleri “İşçinin iradesine dokunma” pankartı açarak sloganlar eşliğinde Muğla Büyükşehir Belediye binasına yürüyerek Ahmet Aras’a haksızlığa dur demesi için çağrıda bulundu.

Köyceğiz Gölü’ne yavru balık bırakıldı
Köyceğiz Gölü’ne yavru balık bırakıldı
İçeriği Görüntüle

Bina önünde DİSK Genel İş Sendikası Genel Sekreteri Çetin Çalışkan tarafından basın açıklaması yapıldı. Sendika Genel Sekreteri Çalışkan, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan sendika üyelerinin Belediye-İş Sendikası’na geçmeleri yönünde baskıya maruz bırakıldığını belirtti. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından MKS ve MUTTAŞ şirketlerinde başlayan uygulamanın son 1 yıldır da MUBEP şirketinde de sürdüğünü söyleyen Çalışkan, Muğla Büyükşehir Belediyesi çalışan işçilerin görev yerlerinin değiştirilmesi ve işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını öne sürdü. Çalışkan, Muğla Büyükşehir Belediyesi yönetimine ve Belediye Başkanı Ahmet Aras’a işçilere yapılan bu tehditlerin sosyal belediyecilik anlayışıyla bağdaşmadığı çağrısında bulundu:

“Muğla Büyükşehir Belediyesindeki bir işçinin Fethiye’de çalışırken Datça’ya ya da Bodrum’a sürülmekle tehdit ediliyor. İşçilere yapılan telkinler, yönlendirmeler ve özellikle sürgün edilme tehdidi, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle ve özellikle sosyal belediyecilikle bağdaşmadığı gibi açık bir sendikal hak ihlalidir. Nitekim yaşanan bu sendikal baskılar ve zorlamalar karşısında ilgili bakanlık soruşturma başlatmış, belediyeye müfettiş gönderilmiş ve konu yargıya intikal etmiştir. Tekrar altını çizerek belirtmek isteriz ki, istifaya zorlama ve telkin toplantılarına dair elimizde bilgi ve belge olup bunları yargı kurumlarıyla paylaşmaya hazırız. Bu konuda hukuki sürecin destekçisi ve takipçisi olduğumuzun da bilinmesini isteriz.”
Çalışkan sözlerine şöyle devam etti:
“Uzun yılların mücadelesiyle, bedeller ödeyerek kazandığımız sendikal haklarımızdan vazgeçmemiz söz konusu değildir. Sendikal örgütlülük; işçilerin alın terini, emeğini ve geleceğini koruyan en temel demokratik haklardan biridir. Hiç kimse bu hakkı bizden alamaz, baskıyla yönlendiremez. Hiçbir işçi, sendikal tercihi nedeniyle görev yerinin değiştirileceği, çalışma koşullarının ağırlaştırılacağı ya da başka birimlere gönderileceği tehdidiyle karşı karşıya bırakılamaz. Sürgün tehdidi, işçilerin özgür iradesini ortadan kaldırmaya yönelik bir baskı aracıdır ve hukuka aykırıdır. Sendika seçme özgürlüğünü baskıyla engellemeye çalışmak yalnızca etik dışı bir tutum değil, aynı zamanda suçtur.”

Sendikal örgütlenme hakkına yönelik baskı ve tehdit iddialarına tepki gösteren Çalışkan, çalışanların sendika seçme özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğunu belirterek, “Anayasa'nın 51. maddesi açıktır: Çalışanlar, önceden izin almaksızın sendikalara serbestçe üye olma, üyeliklerini sürdürme ve üyelikten serbestçe çekilme hakkına sahiptir. Bu hak yalnızca Anayasamızla değil; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 23. maddesi, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi ile 87 Sayılı ILO Sözleşmesi tarafından da güvence altına alınmıştır. Dahası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesi, sendikal hak ve özgürlüklerin engellenmesini suç olarak düzenlemekte ve bu fiiller için hapis cezası öngörmektedir. Dolayısıyla işçilerin sendikal tercihlerini değiştirmeye yönelik her türlü baskı, tehdit ve yıldırma girişimi yalnızca hukuka aykırı değil, aynı zamanda cezai yaptırımı bulunan bir fiildir. Özellikle "sendikanı değiştir, aksi halde sürgün edilirsin" anlayışı, işçilerin anayasal haklarına açık bir müdahaledir ve hiçbir şekilde kabul edilemez” dedi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi yönetimini ve Ahmet Aras’ı hukuka aykırı bu uygulamalardan derhal vazgeçmeye, işçilerin özgür iradesine saygı göstermeye ve sendikal haklara yönelik baskıları sonlandırmaya çağırıyoruz. Bilinmesini isteriz ki; sendikal haklarımızın gasp edilmesine, arkadaşlarımızın sürgün tehdidiyle sindirilmeye çalışılmasına asla sessiz kalmayacağız. Anayasa'dan, ulusal mevzuattan ve uluslararası sözleşmelerden doğan bütün haklarımızı sonuna kadar kullanacak; hukuki ve demokratik mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Muhabir: Ezgi Karabacak