TES-İŞ Şube Başkanı Erçelik, Yeniköy ve Kemerköy madenleri ile santrallerinde çalışan işçilerin sesini duyurmak amacıyla Ankara’da basın açıklaması yaptı.

Akbelen ve çevresindeki taşınmazlarla ilgili acele kamulaştırma kararına ilişkin davanın duruşması öncesinde konuşan Erçelik, hukuki sürece saygılı olduklarını belirterek, alınacak kararların bölgede çalışan işçiler ve aileleri açısından doğrudan sonuçlar doğuracağını ifade etti.

“3 BİN 100 KİŞİ DOĞRUDAN ÇALIŞIYOR”

Yeniköy ve Kemerköy maden ve santrallerinde yaklaşık 3 bin 100 kişinin doğrudan çalıştığını belirten Erçelik, bakım, nakliye, yüklenici firmalar ve yerel tedarikçiler de hesaba katıldığında geçimini bu üretimden sağlayanların sayısının çok daha fazla olduğunu söyledi.

Erçelik, “Bu rakamların her biri bir işçi, bir aile, bir ev ve bir gelecek demektir” ifadelerini kullandı.

Maden ve santrallerdeki üretimin yalnızca çalışanları değil, Milas ve çevresindeki ekonomik hayatı da doğrudan etkilediğini savunan Erçelik, üretimin durması halinde esnaf, nakliyeciler, bakım firmaları ve yerel tedarikçilerin de bundan etkileneceğini kaydetti.

Madenlerle santrallerin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan Erçelik, şu değerlendirmede bulundu:

“Maden durursa santral de durur. Bu iki işletme birbirinden bağımsız değildir. Santralin ihtiyacı olan kömür bu havzadadır ve üretimin devamı maden sahasındaki çalışmaların zamanında ilerlemesine bağlıdır.”

Üretimin aksaması durumunda ilk bedeli işçilerin ödeyeceğini belirten Erçelik, benzer sorunların Milas’ta yaşanmaması gerektiğini söyledi.

Bölgede yaklaşık 40 yıldır madencilik yapıldığını ifade eden Erçelik, madenciliğin yıllar içinde Milas’ın çalışma hayatı ve ekonomik yapısının önemli unsurlarından biri haline geldiğini dile getirdi.

Muğla dahil 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı
Muğla dahil 11 ilde terör operasyonu: 39 gözaltı
İçeriği Görüntüle

Erçelik, geniş bir kesimin iş, üretim ve istihdamın devam etmesini istediğini savunarak, konunun yalnızca maden ve santral işçilerini ilgilendirmediğini belirtti.

Çevresel hassasiyetlere de değinen Erçelik, zeytinliklerin ve toprağın değerinin farkında olduklarını söyledi.

Erçelik, “Biz zeytinin de toprağın da emeğin de değerini biliyoruz. Kimseyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Ancak işçiyi işsiz bırakan bir çözümün bölge için gerçek bir yıkım olacağını söylüyoruz” dedi.

İşçilerin kendi memleketlerinde çalışmayı ve üretmeyi sürdürmek istediğini belirten Erçelik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

❝Biz çalışmak istiyoruz. Biz üretmek istiyoruz. Biz çocuklarımızın geleceğini kendi memleketimizde kurmak istiyoruz.❞

Muhabir: Ezgi KARABACAK