Kuş gribinin 2 çeşidinin bulunduğunu ifade eden uzmanlar, biri yüksek potansiyelli, diğerinin düşük potansiyelli olduğunu ve şu anda gündemde olan Meksika’daki vakanın düşük potansiyelli olduğunu söylüyor.İSTANBUL (İGFA) - Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından dikkat çekilen ve Meksika’da bir kişinin ölümüne neden olan kuş gribi hakkında bilgi verdi.

‘Tavuk Vebası’ olarak da bilinen kuş gribinin, Avian İnfluenza virüsünün sebep olduğu bir hastalık olduğunu hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Genellikle kanatlı hayvanlarda, özellikle kuşlarda ve evcil kanatlı hayvanlarda görülüyor. Kuş gribi, insanlarda da hastalık yapan influenza virüsüne benzer bir yapıya sahip ve bu sebeple hayvanlardaki hastalığın adına kuş gribi deniliyor. Kuş gribi normalde insanlara bulaşmaz ancak hayvanlar arasında birtakım belirtilerle bulaşıyor. Bu belirtiler arasında hayvanın ateşi çıkması, tüylerinin kabarması, çabuk iştahsızlık ve halsizlik gibi şikayetler yer alıyor. Ayrıca, yumurta veriyorsa hayvanın verimi düşüyor ve bu belirtileri gösteren hayvanlar genellikle kitleler halinde ölüyorlar.” dedi.

KUŞ GRİBİNİN İKİ ÇEŞİDİ VAR

Kuş gribinin 2 çeşidinin bulunduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Biri yüksek potansiyelli olan, diğeri düşük potansiyelli olan. Şu anda gündemde olan Meksika’daki vaka düşük potansiyelli olanı. Hastalık hayvanlarda veteriner hekimler tarafından özellikle endemik görüldüğü ülkelerde kolayca teşhis ediliyor. 2018 yılında dünyada Kuş Gribi salgını meydana gelmiş, özellikle uzak doğudan başlamıştı. Yaklaşık 860 insan vakası bildirilmiş ve 454 ölüm gerçekleşmişti. Bu durum, kanatlı endüstrisi için ciddi bir tehlike oluşturmuş ve pandemi endişelerini artırmıştı. Meksika’da görülen vaka da bu endişeleri artırdı ancak Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre bu vakanın düşük potansiyelli olduğu ve çok hızlı bulaşmayacağı düşünülüyor. Pandemi endişesi ise devam ediyor.” şeklinde konuştu.

Kuş gribini insanlara bulaşması durumunda, hastalığın genellikle kişiden kişiye solunum yoluyla bulaştığına dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “İlk etapta hastalık insanları etkilemez fakat kuşlardan geçtiği için mesleki maruziyeti yüksek olanlar, özellikle tavuk çiftliklerinde çalışanlar ve aileleri risk altında. Yiyecek olarak tavuk eti ve yumurta tüketiminin hastalığa sebep olması mümkün değil; çünkü bu ürünler tüketilmesi sırasında ısı ile işlem görüyor. Bu sayede virüs etkisiz hale geliyor.  Çiğ yumurta tüketimi önerilmiyor çünkü virüsün bu şekilde bulaşma ihtimali var. Virüs dış ortamlarda hassas olmasına rağmen ısıda 56 derecede 30 dakikada ölüyor. Bu nedenle virüse maruz kalınan alanların temizlenmesi ve kıyafetlerin yüksek ısıda yıkanması gibi önlemler alınmalı.” şeklinde uyarılarda bulundu.

Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesinde yaz dönemi başvuruları başladı Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesinde yaz dönemi başvuruları başladı

KUŞ GRİBİNE KARŞI BİR AŞI YOK

Hastalığın insanlardaki belirtilerinin grip belirtileriyle benzerlik gösterdiğine de vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Genellikle hapşırık, öksürük, baş ağrısı ve boğaz ağrısı gibi şikayetlerle kendini gösterir. Hastalık ağır seyrettiğinde hasta daha çabuk kötüleşebilir. Bu nedenle hastanın daha önce ciddi hastalıklar geçirip geçirmediğinin belirlenmesi önemli. Kuş gribine karşı şu anda etkili bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün uyguladığı aşı da insan influenza virüsüne karşı olan aşı. Kuş gribine karşı bir aşı bulunmuyor. Bu belirtileri gösteren kişiler özellikle mesleki maruziyet durumunda veya riskli bölgelere seyahat etmişlerse en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak test yaptırmalı. Erken teşhis çok önemli ve hastalığın izole edilmesi gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: igf