MOR TARLA HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ

MOR TARLA HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Buse Nil TokurMuğla’nın Bodrum ilçesine bağlı İrmene Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Hüray Önal, mor tarla hayalini mahallesinde hayata geçirdi. Genç girişimci Önal, hem okuyor hem de lavanta yetiştiriciliği yapıyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde İşletme Bölümü okuyan Hüray Önal, aynı zamanda da muhasebecilik yapıyor.Önal, Lavanta yetiştiriciliğine arkadaşıyla birlikte “Bizim köydeki...

A+A-

Buse Nil Tokur

Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı İrmene Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Hüray Önal, mor tarla hayalini mahallesinde hayata geçirdi. Genç girişimci Önal, hem okuyor hem de lavanta yetiştiriciliği yapıyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde İşletme Bölümü okuyan Hüray Önal, aynı zamanda da muhasebecilik yapıyor.

Önal, Lavanta yetiştiriciliğine arkadaşıyla birlikte “Bizim köydeki boş duran tarlalara bakarak keşke Isparta’da ki gibi mor mor lavanta tarlaları olsaydı” düşüncesiyle başladığını belirtti.  Önce Isparta’dan getirttiği 500 kök lavanta ile bu işe başlayan Hüray Önal, daha sonra Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle 500 adet daha lavanta ektiğini söyledi.

Önal, “Gündüzleri çalışıyorum akşamları derslerime katılıyorum, hafta sonları da Bodrum’a köyüme gidip lavantalarımla ilgileniyorum” dedi. Çevresinden de destek gördüğünü söyleyen Önal, ilerleyen süreçte farklı projelere de imza atacağını dile getirdi.

Önal, lavanta yetiştiriciliğine 2019 yılının Ocak ayında arkadaşlarıyla köylerinde ki boş duran tarlalara bakarak, “Keşke buralarda Isparta’da ki gibi mor mor lavanta tarlaları olsaydı ne güzel olurdu” cümlesiyle başladığını dile getirdi. Lavanta ile ilgili araştırmalara başladığını ve Ege iklimine ve toprağına uygun olduğunu öğrenmesiyle başladığını söyledi. Önal, “Ege’mizin dağlarında Karabaş veya Karahan diye adlandırdığımız mor mor çiçek açan şifalı bitkinin İngiliz Lavantası türü olduğunu öğrenince dağlarımızda bile kendiliğinden yetişen lavantayı neden bende boş duran yıllarca kullanılmayan tarlamıza dikmeyeyim dedim ve kolları güzelce sıvayıp hayali somutlaştırma çalışmalarına başladım” dedi.

“ÖNCE 500 KÖK LAVANTAYLA BAŞLADIM”

Lavanta yetiştiriciliğine ilk önce deneyimlemek için 500 kök lavanta fidanı ile başlayıp sonralarda Bodrum Belediyesi’nin de desteği ile bin kök lavanta fidanına ulaştığını söyleyen Önal, “Bir küçük hayalle başladığım için bulunduğumuz bölgenin iklimine, toprağına, havasına uyum sağlayacak mı sorularının cevaplarını deneyimlenmek amacıyla 500 kök lavanta fidanı ile başladım. Fidanları kendi imkânlarımla Isparta Kuyucak köyünden kargo ile sipariş edip getirttim. 14 Nisan 2019 tarihinde ilk dikimimi gerçekleştirmiş oldum. Daha sonra Bodrum Belediyesi’nin desteği ile 500 adet daha fidan alıp tarlama ilave ederek bin kök lavanta fidanına sahip oldum. Bu da 2 buçuk dönümlük tarlayı kaplıyor” dedi.

“UYKUSUZLUĞA VE DEPRESYONA İYİ GELDİĞİ BİLİNİR”

Lavanta bitkisi hakkında yaptığı araştımaları dile getiren Önal, “Lavanta, çok uzun yıllar öncesinden günümüze kadar gelen şifalı bitkiler arasında yer almaktadır. Sakinleştirici özelliği olduğu için uykusuzluğa ve depresyona iyi geldiği bilinir. Öyle ki eskiden ninelerimiz yastıkların altlarına veya katlanmış kıyafetlerimizin arasına lavanta keseleri koyarlarmış. Şimdilerde ise gerek kozmetik sanayisinde gerekse temizlik sanayisinde olsun bu sektörlerde lavanta kokulu birçok ürüne rastlamaktayız. Lavanta bitkisi kuraklığa ve soğuğa karşı dayanıklı bir bitki olduğu için bakımı çok zor olmayan çalımsı ve uzun yıllık bir bitkidir. Boyları 3. seneden sonra maksimum büyüklüğe ulaşınca 1-1,5 metre olabilmekte ve tarlaya bir kere dikildiğinde 20-30 yıl boyunca ürün elde edilebilmektedir” dedi.

“GENÇLERİ TOPRAĞA GERİ DÖNDÜREBİLMEK İÇİN TARIMA YÖNELDİM”

Tarımın önemine de değinen Önal, “Ben bir Atatürk genci olarak onun biz gençlere emanet ettiği bu güzel vatanı yüceltmek adına elimden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorum. O bize seneler öncesinden bu yana ülkemiz için tarımın, üretimin ne denli önemli olduğunu hep söyledi, gösterdi ve köylüsü ile halkı ile tarıma üretime yönelik birçok çalışmaya imza attı. Neden çünkü bizim ülkemizin gerek iklimi olsun gerekse toprağı oldukça verimli, bereketli ve elverişlidir.  Bu yüzden ülkemizin kalkınması için tarıma ve üretime önem vermeliyiz. Ama maalesef içinde bulunduğumuz yeniçağdaki nesiller yani biz gençler topraktan üretimden elimizi ayağımızı çekmiş üretim toplumu olmaktan çıkıp tüketim toplumu olmaya başladık. Bu yüzden boş kalan tarlalar beton binalara dönüşürken ağaçlar kesilip yerine alışveriş merkezleri dikilirken bir bakmışız ki kalkınmak yerine dış ülkelere bağlı olarak yaşamaya başlamışız. Kendi fabrikalarımız kapanmış, soğanı patatesi eti hatta samanı bile dışardan daha pahalıya alır olduk. İşte bende bu yüzden gençleri tarıma toprağa geri döndürebilmek adına bir elimde kalem, defter diğer elimde kazma, kürekle tarıma yöneldim. Okuyalım, çalışalım, üretelim. Bilim, sanat, teknoloji, spor, tarım her alanda üretken olalım. Üreten eller tüketen ellerden üstündür” şeklinde konuştu.  

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.