Stratonikeia’nın tarihi Tunç Çağı'na kadar uzanırken kent olarak şekillenmesi ise Helenistik dönemde, MÖ 3. yüzyılda gerçekleşmiştir. Kentin adı Seleukos hükümdarı I. Seleukos Nikator'un eşi Stratonike'den gelmiştir.
Roma ve Bizans dönemlerinden sonra Türk hâkimiyetine giren bölgede Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait yapılar da oluşmaya başlamıştır. Stratonikeia'da bulunan Osmanlı köyü bunun en güzel örneklerinden biridir.
Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden kalan Selçuklu hamamı ve Menteşe Beyliği döneminden kalma Şaban Ağa Cami, kahvehaneler, dükkânlar ve geleneksel evler Anadolu’nun köy mimarisini gözler önüne sermektedir.
STRATONİKEİA'DA KENTİNDE NELER VAR?
Kentte antik tiyatro, gymnasium, bouleuterion (meclis binası), Roma hamamları, tapınaklar, anıtsal kapılar, sütunlu caddeler, nekropol alanları ve çeşmeler bulunuyor.
Özellikle gymnasium, antik dünyanın büyük spor ve eğitim yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Antik tiyatronun ise yaklaşık 12 bin kişilik kapasiteye sahip olduğu değerlendiriliyor.
Stratonikeia'da gladyatörlerle ilgili yazıtlar ve mezar stelleri bulunması, kentin gladyatör tarihi açısından da önem taşıdığını gösteriyor. Kentteki gymnasiumun sporcuların yetiştirilmesinde kullanıldığı biliniyor. Bu nedenle Stratonikeia günümüzde “Gladyatörler Kenti” adıyla da anılıyor.
Stratonikeia, 2015 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunuyor. UNESCO, kentin farklı tarihsel dönemlere ait yapıların bir arada bulunması bakımından dikkat çekici özelliklerini vurguluyor.
STRATONİKEİA’DA BULUNANLARIN ÜÇTE BİRİNİ TÜRK DÖNEMİ ESERLERİ OLUŞTURUYOR
Stratonikeia Antik Kenti'ndeki kazılarda, gün yüzüne çıkarılan buluntuların üçte birini Türk dönemi eserleri oluşturuyor. Yapılan kazılardaki buluntuların kadınların antik dönemdeki sosyal konumuna işaret eden takıların önemli bir grup oluşturduğunu vurgulayan Stratonikeia ve Lagina Antik Kutsal Alanı Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt Söğüt, şu ifadelere yer verdi:
"Kazılarda çıkarılan eserler günlük yaşama dair çok özgün parçaları oluşturuyor. Kadınların antik dönemdeki önemine işaret eden takılar her zaman için önemini koruyor. Ancak özellikle belirtmeliyim ki bulunan eserlerin en az üçte birini Türk dönemi eserleri oluşturuyor. Burada Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait yapılarda da yoğun çalışıyoruz. Kazılarda Selçuklu, Alaiya, Saruhanoğulları, Candaroğulları, Aydınoğulları ve Menteşe Beyliği gibi farklı dönemlerden özgün eserler buluyoruz."
STRATONİKEİA ANTİK KENTİ'NDE BİN 900 YILLIK ÇOCUK İZLERİ BULUNDU
Stratonikeia Antik Kenti’nde sürdürülen en son yapılan çalışmalarda yaklaşık bin 900 yıl öncesine ait üç çocuğun ayak izleri ortaya çıkarıldı.
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan, farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan ve dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen Stratonikeia’da arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor. Stratonikeia ve Lagina Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt ve ekibi, antik kentin batı caddesi yanında bulunan Roma Hamamı’nın spor alanı olan palaestra, giriş bölümündeki soyunmalık apodytorium ve içerisinde havuzların yer aldığı soğukluk bölümü frigidariumda çalışmalar yürüttü. Bu yıl frigidarium bölümündeki kazı çalışmalarının tamamlandığını belirten Prof. Dr. Bilal Söğüt, bölgede önemli buluntulara ulaşıldığını ifade etti. Kazı çalışmalarında hamamın havuzları ve çevresindeki bölümlere ait nişler ortaya çıkarılırken, yapının antik dönemde yıkıldığı haliyle üst örtüsüne ait mimari ve yapı malzemeleri de bulundu. Çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan üç çocuğa ait ayak izleri ise antik kentte geçmişte yaşayan insanların günlük yaşamına ilişkin dikkat çekici bir iz olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık bin 900 yıl öncesinden günümüze ulaşan ayak izleri, Stratonikeia’nın yalnızca anıtsal yapılarıyla değil, burada yaşayan insanların günlük hayatlarına ilişkin izleriyle de tarihi önem taşıdığını ortaya koyuyor.