Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 11 Ağustos 2026 tarihli yazısıyla MEBBİS Görevlendirme Modülü’nde yeni esaslara geçileceğinin duyurulmasının ardından, uygulamaya ilişkin tartışmalar sürüyor.
Türk Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanı Mürsel Özata, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala sistemin tam olarak devreye alınmamasının okul yönetimleri ve öğretmenler açısından ciddi belirsizlik oluşturduğunu belirtti. Özata, kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve norm kadro dengesinin gözetilmesi ilkesinin önemli olduğunu ancak geçiş sürecinin planlanmasında sahadaki koşulların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Bakanlığın yazısında uygulamanın 17 Ağustos 2026 itibarıyla başlayacağının belirtildiğini hatırlatan Özata, bu tarihin geçmesine rağmen MEBBİS Görevlendirme Modülü’nün henüz tam anlamıyla aktif hale gelmediğini savundu.
Bu durumun okulların ders programı ve öğretmen ihtiyacına ilişkin planlama yapmasını güçleştirdiğini belirten Özata, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde sürecin hızla netleştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Özata, Bakanlığın yazısında “kamu yararı, afet, acil durum ve özel ihtisas” gibi hallerde valilikler aracılığıyla Bakanlıktan sistem izni istenebileceğinin belirtildiğini ancak söz konusu iznin hangi somut kriterlere göre verileceğinin açıklanmadığını ifade etti.
İzin taleplerinin değerlendirme süresinin, ret veya onay şartlarının ve görevlendirme yetkisinin kapsamının açıkça ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Özata, uygulama için ayrıntılı bir kılavuz hazırlanmasını istedi.
Mevcut düzenlemede altı ayı aşan bazı görevlendirmelerin sona erdirilecek olmasının da öğretmenler açısından yeni sorunlar doğurabileceğini dile getiren Özata, sistemdeki geçiş süreci tamamlanmadan bu uygulamanın hayata geçirilmesinin hem öğretmenlerin görev yeri planlamasını hem de okulların öğretmen ihtiyacını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Özata, yeni sistemde izin sürecinin yalnızca idari bir onay niteliğinde mi olacağı, yoksa öğretmenin görevlendirileceği kurum ve ders yükünün doğrudan Bakanlık tarafından mı belirleneceği konusunun da açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Açıklamasında Muğla’nın coğrafi yapısına özellikle dikkat çeken Özata, ilin uzun sahil şeridi ve ilçeler arasındaki yüksek mesafelerin öğretmenler açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirtti.
Eşleri farklı ilçelerde çalışan öğretmenlerin bazı durumlarda günlük yüzlerce kilometrelik ulaşım yüküyle karşı karşıya kalabileceğini ifade eden Özata, Seydikemer ile Bodrum arasındaki mesafenin yaklaşık 350 kilometreye ulaştığını hatırlatarak, “Özellikle bin 480 km sahil şeridi olan Muğla ilimizde eşi ile farklı ilçelerde görev yapan öğretmenlerin günlük asgari 200 azami 700 (Seydikemer ile Bodrum arası 350 km) km’lik gidiş geliş yapmaları mali ve fiziki olarak mümkün değildir. Gidiş geliş imkânı olmayan eşlerden birinin kadrosunun olduğu ilçede ayrı bir ev tutması da maliyet olarak mümkün olmadığından aile birliği ve bütünlüğü bozulmaktadır. Bu durumda olanların tekrar özür grubunun bulunduğu ilçeye görevlendirilmediği takdirde rapor ve izinlerle problem geçici olarak ötelenmektedir. Bu durum da hem bulunduğu hem de resen atandığı ilçede öğrenci, veli mağduriyetlerinin oluşturacak ve problem kalıcı olarak çözülemeyecektir” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle aile birliği mazereti bulunan öğretmenlerin görevlendirmelerinde Muğla’nın coğrafi özelliklerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Özata, aksi halde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal açıdan ciddi sıkıntılar yaşayabileceğini savundu.
Özata, farklı ilçelerde görev yapan eşlerden birinin ayrı bir konut kiralamak zorunda kalmasının mevcut ekonomik koşullarda ciddi bir mali yük oluşturacağını belirtti.
Öğretmenlerin özür grubunun bulunduğu ilçeye yeniden görevlendirilmemesi halinde izin ve raporlarla sorunun yalnızca geçici olarak ötelenebileceğini dile getiren Özata, bu durumun öğrenci, veli ve okul yönetimlerini de etkileyebileceğini ifade ederek şu ifadeleri kullandı:
“Bu durumda olanların tekrar özür grubunun bulunduğu ilçeye görevlendirilmediği takdirde rapor ve izinlerle problem geçici olarak ötelenmektedir. Bu durum da hem bulunduğu hem de resen atandığı ilçede öğrenci, veli mağduriyetlerinin oluşturacak ve problem kalıcı olarak çözülemeyecektir. Mağdur olan öğretmenlerin izin ve rapor süreleri bittiğinde çaresiz bir şekilde ya ücretsiz izin almak zorunda kalarak evini geçindirmede ciddi mali sıkıntılar yaşayacak, ya da müktesep hakkı olan çok sevdiği mesleklerinden istifa etmek veya müstafi sayılacaklardır. Durum böylesine ciddi ve vahimdir.”
Türk Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanı Mürsel Özata, eğitim öğretim yılı başlamadan önce iki temel adım atılması gerektiğini belirterek, MEBBİS Görevlendirme Modülü’nün eksiksiz şekilde kullanıma açılmasını istedi.
Özata ayrıca Bakanlık izin taleplerinin hangi kriterlere göre değerlendirileceği ve görevlendirme yetkisinin sınırlarının ne olacağı konusunda ikincil bir kılavuz veya uygulama talimatının yayımlanması gerektiğini ifade etti.
Özata, “Muğla gibi illerin coğrafi şartları da özel olarak değerlendirilmelidir. Okulların açılmasına az bir zaman kalmışken sistemin henüz aktif olmaması ve sürecin detaylandırılmaması, okul yönetimleri ile öğretmenleri belirsizlik içinde bırakmaktadır. Sürecin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.




