Neden Ankara?

Neden Ankara?

Mansur Yavaş’ın öncülüğünde Ankara’da yapılan “Kızılca Gün Anıtı” bu aralar gündem. Bende bu yazıda sırasıyla;Kızılca Gün nedir?M. Kemal’in Ankara’ya gelişiAnkara’nın Atatürk’e göre neden başkent olduğuEskiden duran “Saat Heykeli’nin anlamını açıklamaya çalışacağım.                Türk geleneği olan “Kızılca Gün” bir Türk boyunun, beyliğinin veya devletinin sona ererek yeni devletin kurulduğu gün...

A+A-

Mansur Yavaş’ın öncülüğünde Ankara’da yapılan “Kızılca Gün Anıtı” bu aralar gündem. Bende bu yazıda sırasıyla;

  1. Kızılca Gün nedir?
  2. M. Kemal’in Ankara’ya gelişi
  3. Ankara’nın Atatürk’e göre neden başkent olduğu
  4. Eskiden duran “Saat Heykeli’nin anlamını açıklamaya çalışacağım.

                Türk geleneği olan “Kızılca Gün” bir Türk boyunun, beyliğinin veya devletinin sona ererek yeni devletin kurulduğu gün olarak kabul edilir. Yani seğmenler tarafından yapılan yeni bey seçimi günüdür. Bu nedenle Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi Osmanlı Devleti’nin fiiliyatta sona ermesini Yeni Türk Devleti’nin kurulmasını temsil eder.

                Mustafa Kemal’in Ankara’ya geldiği sırada İstanbul’da Mebuslar Meclisi açılmasına karar verilmiş hatta Mustafa Kemal Erzurum mebusu seçilmiştir. Peki, neden “mebus” seçildiği İstanbul’a gitmez de Ata Ankara’ya gelir? Doğru ya! Hakkında tutuklama kararı hatta idam fermanı vardır. Nasıl gitsin ki İstanbul’a?

                Şimdi neden Ankara’ya geldi? Neden başkentimiz Ankara’dır? Diye başlasak sanırım stratejik bir sürü konuyu masaya yatırmamız gerekir. O dönemde de aynısı yapılmıştı. Ortaya bir sürü fikir atıldı Ata’nın aklından geçenler daha farklıydı. Bunu bir hikâyecik ile ortaya koymak gerekirse;

“Ankara’yı hükûmet merkezi yapmakla iyi ettim mi?” diye sordu Ata.

Tabiî herkes olumlu yanıt verdi.

Arkasından: -Neden? Sorusu gelince, kimi stratejiden, kimi siyasetten bahsetti. Bugün birçoğumuzun bilmediği ve tamamen akıl yürütme ile verilen cevaplar gibi.

“Hatta birimiz kayalık güzeldir gibi bir estetik görüş de ortaya attı.”

Atatürk tartışmayı şu sözleriyle kesti:

 -Şimdi dalkavukluğu bırakın... Ankara’nın hükûmet merkezi olması için saydığınız nitelikleri beni ikna etmeye yetmez. Ben Ankara’yı hükûmet merkezi yapmakla büsbütün başka bir hedef güttüm. Türk’ün imkânsızı imkân hâline getiren gücünü dünyaya bir kere daha göstermek istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar, yeşil ağaçların çevirdiği villaların arasından uzanan yeşil sahalar asfaltlarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz. O kadar yakında olacak.

Bugün Ankara’nın geldiği noktaya baktığımızda Ata’nın hedeflediklerine yakın mıyız? Yoksa uzak mı? Bu da ayrı bir tartışma konusu tabii.

                Yazının başında bahsi geçen tanımlamalar ve üstte bahsettiğim anekdot ile şuan Kızılca Gün Anıtı’nın anlamını daha iyi anlıyoruz.

                Benim dikkatimi çeken ise iki hafta önceki yazıda bahsettiğim Satı Kadın’ın da Kızılca Gün Anıtı’nda yer alması ziyadesiyle beni mutlu etti. Unutulmaya yüz tutmuş isimlerinde tozlu raflardan, Ankara’nın ortasında bir heykel ile hatıra gelmesi, yetmez ama başlangıç için hiç de fena sayılmaz.

                Nitekim bu ülkenin unutulmaya yüz tutmuş, belki daha önce iç duyulmayan Şehit Kamil’i gibi, Rıdvan Hocası gibi nice yiğitleri nice kahraman evlatlarının yavaş yavaş gün yüzüne çıkması ziyadesiyle umut vericidir.

                Üstte saydığım sorulardan cevap vermediğim kalmadıysa bu hafta yazı bitmiştir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.