ODTÜ’LÜ KADIN ÇİFTÇİ

ODTÜ’LÜ KADIN ÇİFTÇİ

Sinan BoyacıMuğla’nın Ula ilçesi Yeşilçam Köyü'nde, Orta Doğu teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Aslı Aksoy (40), “Elibelinde Tarım” adlı 2016 yılında kurduğu firma ile 7 kadına istihdam sağlamakla birlikte taze ve yerli kuşkonmaz üretiyor.Kendisini beyaz yaka çiftçi olarak nitelendiren Orta Doğu teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Aslı Aksoy 2016 yılından itibaren kuşkonmaz üreterek, kendisi gibi bir çok kadına iş imkanı...

A+A-

Sinan Boyacı

Muğla’nın Ula ilçesi Yeşilçam Köyü'nde, Orta Doğu teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Aslı Aksoy (40), “Elibelinde Tarım” adlı 2016 yılında kurduğu firma ile 7 kadına istihdam sağlamakla birlikte taze ve yerli kuşkonmaz üretiyor.

Kendisini beyaz yaka çiftçi olarak nitelendiren Orta Doğu teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Aslı Aksoy 2016 yılından itibaren kuşkonmaz üreterek, kendisi gibi bir çok kadına iş imkanı sağlıyor.

Yeşilçam Köyü’nde 40 dönüm tarlada üretim yapan kadın girişimci Aslı Aksoy, kariyerinin ikinci baharı olarak nitelendirdiği başarılı süreci gazetemize şöyle anlattı:

“BEYAZ YAKA BİR ÇİFTÇİ”

Profesyonel hayatına bir nokta koyup memleketine dönen Aslı Aksoy, “2020 yılının ilkbaharında, Antalya’nın Aksu İlçesi’nde 200 dönüm arazide ülkemizin tek parselde en büyük kuşkonmaz dikilişini gerçekleştirdim. 1998’de Karşıyaka Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. Orta Doğu teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nü 2003 yılında bitirdim. Ardından Koç Üniveristesi’nde Executive MBA programını tamamladım. İş hayatına, Philsa A.Ş deki insan kaynakları bölümündeki stajım, ardından AXA Sigorta’daki satış yöneticiliği ve Sun Tekstil A.Ş’deki marka yöneticiliği pozisyonları ile adım attım. 2007-2013 yılları arasında Fransa ve Rusya başta olmak üzere ağırlıklı olarak yurtdışında faaliyet gösteren kadın giyim markası BGN’nin perakende ve marka müdürlüğünü yaptım. 2013-2016 yılları arasında doğal ve organik ürün grupları ile Anadolu’nun geleneksel ve yöresel ürünlerini tüketici ile buluşturan Nar Gourmet’nin pazarlama müdürü olarak çalıştım. 2016 yılının sonunda hayallerimi gerçekleştirmek üzere profesyonel hayatıma bir nokta koyup memleketime dönerek, beyaz yaka bir çiftçi oldum” diye konuştu.

“BABA TOPRAĞINA DÖNMEK”

Ülkemizin en büyük ikinci kuşkonmaz üreticisi olarak Muğla ve Antalya'daki tarlalarda; Organik tarım esaslarına göre kırsaldaki kadın emeğini aktif üretime dahil ederek sürdürülebilir tarımla -taze ve yerli- kuşkonmaz ürettiğini belirten Aksoy, “Taze kuşkonmazı paketleyerek, Elibelinde markamız ile online ve toptan olarak pazarlama ve satışını gerçekleştiriyoruz. Ben Ege’liyim. Babam Muğlalı, İzmir’de doğdum, büyüdüm. Yaz tatillerini, babaannemlerin Muğla-Karabağlar yaylasındaki 2 dönümlük küçük bir tarla içindeki evimizde, tüm aile ile birlikte geçiriyoruz. Tarlada; domates, biberden kavun karpuza, aklınıza gelebilecek tüm yeşilliklere, börülceden mısıra yaz boyu yiyebileceğimiz her şeyi yetiştiriyor, komşularımız olan hısım akrabalarla eylül ayında salça, tarhana, bestel, pekmez, erişte, kuru et gibi kışlık hazırlıkları hala birlikte yaşıyor olmaktan müthiş keyif alıyordum. Aklımda hep bir gün İstanbul’dan temelli dönüş yapıp tüm tatillerimi geçirdiğim baba toprağına, temelli yerleşip toprakla uğraşmak vardı. Toprak, toprağına kök salmak, kendi memleketinde ticari değer yaratacak bir üretim modeli, hayalim olmuştu. Profesyonel olarak da meslek tercihim bu yönde oldu. Organik gıda üretimi yapan bir firmada pazarlama müdürü olarak çalışıyordum. New York’ta katıldığımız bir fuarda tanıştığım, kuşkonmazın kültüre alınmış çeşitlerinin lezzeti, sağlık üzerine etkileri ve Amerika ile Avrupa’daki yaygın tüketimi ne yetiştirebilirim sorusunun benim için yanıtı oldu” dedi.

“İNANCIMI KUVVETLENDİRDİ”

Folik asit zengini kuşkonmazın, tek başına da mükemmel olan lezzeti ve sağlık üzerine mucizevi faydaları olduğunu, hayran olmak için çok kuvvetli sebepleri olduğunu dile getiren Aksoy, “Ana vatanı bizim coğrafyamız olmasına ve Ege’de yabani türlerinin kısmen bilinmesine karşın genel olarak ülkemizde tüketiminin zayıf olması; ayrıca en büyük tüketim pazarı olan Avrupa’ya ülkemizin yakınlığı, üretiminin potansiyel bir fırsat olduğuna inancımı kuvvetlendirdi. Kuşkonmaz, vücut sistemlerinde detoks görevi gören, anti-aging yani yaşlanma karşıtı özelliğiyle dikkat çekiyor. Mucize bitkilerden biri olarak kabul edilen; vücudu ve hayatı sağlıklı bir hale getirmek isteyenlerin tercihi kuşkonmaz A, B1, B2, B6 ve C vitaminleri açısından zengin, lifli bir sebze. Folik asit, fosfor ve potasyum içeren kuşkonmaz bu içeriğiyle güçlü bir idrar söktürücü ve kum döktürücü etkiye sahip. Kalbi güçlendirme ve kanı temizleme özelliği olan kuşkonmaz, sindirimi kolaylaştırıyor. Kemik erimesi ve kireçlenmeye karşı etkili, afrodizyak kaynağı. Ayrıca göz sağlığı için de etkili olduğu biliniyor” ifadelerini kullandı.

“YÜZDE 100 KADIN EMEĞİ VE GÜCÜ”

Kuşkonmaz üretiminin zevkli ancak zorlu bir süreç olduğunu belirten Aksoy, “Tohumundan elde edilen kuşkonmaz fideleri tarlalara dikiyoruz. Fideler 2 yıl titiz bir bakımdan sonra üç yaşlarında azar azar ürün vermeye başlıyor. Her bahar toprağın belli bir ısı derecesine ulaşmasıyla uyanan kuşkonmaz kökleri sürgün vermeye devam ediyor. Tüm bu süreçlerde yüzde 100 kadın emeği ve gücünü kullanarak titiz bir bakım ve hasat dönemi geçiriyoruz.  Ürünlerimizi Elibelinde markamızla e-ticaret üzerinden, çalıştığımız organik market ve pazarlar aracılığı ile tüketici ile buluşturuyoruz. Süreçte maddi destek/hibe almadım. Adım adım ölçeklendiğim süreçte banka kredi finansmanı ile yatırımlarımı destekledim. Manevi olarak en büyük destekçim ise, her kararımda ve her sürecin her aşamasında arkamda duran sevgili ailem” dedi.

“TÜM ÜRETİMİN EN AZ YARISINI İHRAÇ EDER BİR YAPIYI KURMAK”

Bu işin yoğun bir yetiştiricilik istediğine dikkat çeken Aksoy, “İlerleyen dönem için beyaz kuşkonmaz hasadı yaparak ürün çeşitliliğini arttırmak; kuşkonmazın işlenmiş ürünleri olan turşu, konserve ve donuk kuşkonmaz için konusunda uzman şirketlerle iş ortaklıkları geliştirmeye devam etmek ve sözleşmeli üretimin gücü ile ölçeklenmeye devam ederek tüm üretimin en az yarısını ihraç eder bir yapıyı kurmuş olmak. Önceleri  kuşkonmaz yetiştirmek özelinde temel bazı sıkıntılarla karşılaştım. Bunlardan ilki, üretimin çok yıllık ve tek parselde, sulaması efektif yapılabilen ve ticari olarak anlamlı olabilmesi için en az 30 dönümlük bir tarım arazisi gerektirmesi. Aynı zamanda kuşkonmaz üretimi, işçilik-emek yoğun bir yetiştiricilik istiyor. Bunun için tarlanın bulunduğu yerde yoğun çalışan ekip arkadaşlarına ihtiyaç var. Toprak özelliklerini de karşılayabilecek potansiyel arazi  için araştırmalara Muğla’dan başlayıp Bergama’dan Aydın’a, oradan Dalaman’a kadar genişlettim. Verimli ancak parçalanmış araziler çok, ancak çok yıllık kiralamaya gelince, bana arazi yok. Altı aylık bir araştırma sonrası kriterlere uygun bir arazi bulabildim.

İkinci konu ise; ülkemizde kuşkonmaz yetiştiriciliği hakkında literatür, neredeyse hiç yok. Bu konuda uzman ziraatçılara ulaşım da çok kısıtlı. Teknik konularda yazılı dokümantasyon ya da uzman desteği alamıyorsunuz. Internette ‘asparagus’un izini sürdükten sonra bu konuda en büyük desteği, kuşkonmazın Türkiye’deki en büyük üreticisi Nomad Tarım’dan aldım. Yurtdışı çiftlik ziyaretleri, seminer, sempozyum ve fuar etkinliklerine katılarak öğrenme sürecim hep devam ediyor. Pandemi döneminde tarımsal üretimin, güvenli gıdanın ve sürdürülebilirliğinin önemi daha çok anlaşıldı. Bu bağlamda organik kuşkonmazımızı, satın alma kararlarını seçtiği ürünün sağlık üzerine etkileri, üretiminin tetiklediği çevresel sonuçlar ve yarattığı sosyal faydayı değerlendiren bilinçli kitle daha çok tüketmeye başladı” şeklinde konuştu.

“ÜRETMEYE MECBURUZ”

Hayal kurumanın büyük bir başlangıç olduğunu söyleyen Aslı Aksoy, “Üretmek muazzam bir keyif ancak daha önemlisi, buna mecburuz. Özellikle üretici kadınları tarlamızda ağırlıyor ve onlara her aşamada yardımcı olmaya çalışıyorum. Genç arkadaşlarla üniversitelerde bir araya geliyor, onlara da üretmeleri ve girişimci olmaları yönünde ilham verebilmek üzere çabalıyorum. Küçük adımlar olsun, hiç fark etmez; ama bir cesaret, hemen harekete geçin” dedi.

Bu haber toplam 480 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.