Üniversite ‘Yoksulluğun Yeni Yüzü’nü araştırıyor

Üniversite ‘Yoksulluğun Yeni Yüzü’nü araştırıyor

Buse Nil TokurTÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vural Hoşgörür’ün yürütücülüğünde hazırlanan ”Yoksulluğun Yeni Yüzü, Kent Yoksulluğunun Eğitime Yansımalarına İlişkin Bir Eylem Araştırması” adlı proje bilimsel değerlendirme sonucunda başarılı bulunarak TUBİTAK tarafından desteklenmesine...

A+A-

Buse Nil Tokur

TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vural Hoşgörür’ün yürütücülüğünde hazırlanan ”Yoksulluğun Yeni Yüzü, Kent Yoksulluğunun Eğitime Yansımalarına İlişkin Bir Eylem Araştırması” adlı proje bilimsel değerlendirme sonucunda başarılı bulunarak TUBİTAK tarafından desteklenmesine karar verildi. Muğla’da bir ilk olan ve Muğla da yaşanan yoksulluğun eğitime yansımalarının araştırılacağı proje 2 yıl sürecek. Yaklaşık 233 bin TL bütçesi olan projede, Eğitim Fakültesinden, Prof. Dr. Kasım Yıldırım (Araştırmacı, Temel Eğitim), Doç. Dr. Necdet Aykaç (Araştırmacı, Eğitim Bilimleri),  Doç. Dr. Tuğba Hoşgörür (Araştırmacı, Eğitim Bilimleri), Dr. Öğ. Üyesi Mine Kizir (Araştırmacı, Özel Eğitim), Edebiyat Fakültesinden, Dr. Öğ. Üyesi Sergender Sezer (Araştırmacı, Sosyoloji), Araşt. Gör. Mirace Karaca (Bursiyer, Sosyoloji), Yük. Lis. Öğr. Eda Yeşil (Bursiyer) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri, Lisans Öğ. Necdet Turgut (Bursiyer) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri olarak proje ekibinde görev alacaklar.

Muğla’da ilk Türkiye’de ise örnek olacak bu proje sonunda hazırlanacak müdahale programı ile okul içi aktörlere, kent yoksulluğundan kaynaklı dezavantaj yaşayan öğrencilere içinde yaşadıkları koşullara rağmen daha nitelikli bir eğitim sunmayı nasıl sağlayabilecekleri konusunda destek olmak ve aynı zamanda bu öğrencilerin velilerine kent yoksulluğunun eğitime yansımaları konusunda farkındalıklar kazandırmak hedefleniyor.

Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Vural Hoşgörür, “Projemiz TUBİTAK tarafından onaylanmış, bilimsel bir proje. Projemizin süresi 2 sene. Kent yoksulluğu bütün dünyada çok sık tartışılmaya başlanılan ve yarattığı problemlerle çözümler aranan bir konu. Bizim buradaki amacımız öğrencilerin alt gelir grubuna dahil olmalarından dolayı eğitimde yaşadıkları dezavantajlar. Biz bu dezavantajları nasıl düzeltebiliriz, bizim amacımız bu. Bu çocukları topluma daha fazla nasıl katabiliriz, okuldaki başarılarını nasıl arttırabilir, çocukların akran zorbalığı yapmalarını nasıl engelleyebiliriz, toplumda daha fazla yer almalarını nasıl sağlayabiliriz gibi konular üzerinde yoğunlaşacağız. Bunu gerçekleştirebilmek içinde, bu çocukların yaşadıkları ortamları öğrenmemiz gerekiyor. Bu alt gelir grubunun bir profilini çıkartmamız gerekiyor, öncelikle de işe oradan başlayacağız. Nasıl yaşıyorlar, ne yapıyorlar, nasıl etkileşim içerisindeler gibi konuları gündeme getireceğiz. Daha sonrada bu öğrencilerin yaşadıkları ortamdan dolayı kazandıkları davranışları çıkaracağız. Olumsuzlukları varsa bunu ortadan nasıl kaldırabiliriz, bunu düşünmeye başlayacağız ve bu doğrultuda eylem gerçekleştirmeye başlayacağız. Bunun için öğrencilerin velileri ile görüşeceğiz, öğretmenlerle görüşeceğiz, okul yöneticileri ile görüşeceğiz ve tabi ki öğrenciler ile görüşeceğiz. Bunun için bizim çalışmalarımız diğer çalışmalardan ayrı. Benzer çalışmalar var ama bizim çalışmamız diğerlerinden şu noktada ayrılıyor. Bizim çalışmamız aynı zamanda ortaya konulan problemlerin, nasıl ortadan kaldırılacağı ile de ilgili. Bir eylem planı ortaya koyacağız. Yaptığımız araştırmalar ve elde ettiğimiz bulgular çerçevesinde drama çalışmaları düzenleyeceğiz, sanatsal faaliyetler yapacağız. Belki bunun için Muğla’daki kamu kuruluşlarından alabildiğimiz yardımları almaya çalışacağız. Böyle bir çalışma programı düşündük. Modül programları oluşturacağız. ‘Biz Muğla’da böyle bir çalışma yaptık, bu çalışmaların sonucunda bu programları oluşturduk bu programları sizde uygulayabilirsiniz’ diye diğer illere ve Milli Eğitim müdürlüklerine duyuracağız. Böyle bir çabamız olacak. katkı sağlayacak bir çalışma olacağını düşünüyoruz. Amaçlarımız bu yönde. Bu 2 yılın sonunda ne olacağını göreceğiz. Amacımız dezavantajlı öğrencilerimizin, eğitimdeki dezavantajlarını mümkün olduğunca aza indirgemek” dedi.

Konu ile ilgili Doç. Dr. Necdet Aykaç ise, “Soruna sadece ekonomik olarak bakmayacağız. Bir öğrencinin tiyatroya, sinemaya gidememesi de bir yoksulluk. Sosyalleşememesi de bir yoksulluk. Bu konularla ilgili eğitim süreçlerini hayata geçireceğiz. Drama gibi yöntemleri kullanarak. Bu eğitimleri yaparken sadece yoksul aile çocuklarına değil tüm okuldaki öğrencilere bir eğitim söz konusu. Bunun içinde tüm kurumlarla birlikte davranmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Aynı zamanda kültürel yoksulluk ile ilgili çalışmaları da olacağını dile getiren Doç. Dr. Tuğba Hoşgörür, “En büyük sorun aslında toplumsallaşamamak. Yoksul öğrencilerin kentin geri kalanı ile toplumsallaşamamaları. Burada sadece ekonomik yoksulluktan bahsetmiyoruz. Kültürel anlamda da bir yoksulluk söz konusu. Örneğin, çocuk köyden geliyor okula, belki ailesinin durumu çok iyi ama kenttekilerle tüketim anlayışları çok farklı. Bu konular sıkıntı oluyor ve diğer arkadaşlarıyla bu öğrenciler sosyalleşemiyor. Diğer çocuklar dışlayabiliyor. Kültürel olan yoksullukta bizim ilgi alanımıza giriyor. Öğrencilerin dışlanmayacakları, birbirlerini anlayacakları, eğitim ortamları sunmaya çalışacağız. Bu da hedeflerimizin arasında” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.