YANİ ŞUNU DEMEK İSTİYORUM

YANİ ŞUNU DEMEK İSTİYORUM

Eskiden, sokak hayvanları ya da evcil hayvanlar ya da ne bileyim işte hayvanlarla ilgili bu kadar candan, ilgili, sevgi dolu paylaşımlar olmazdı.*********Evinde veya sokağında kedi köpek besleyen, ilgilenen insanlar da daha azdı. Ben büyürken, aman evimizde mutlaka bir kedi veya köpek olsun diye uğraşan, bu kadar çok insan da olmamıştı sanki.Sevenlerin zaten vardı, geri kalan herkes evcil hayvanları uzaktan sevmekle, korkmakla meşguldü. Bunun nedeni ise eskiden...

A+A-

Eskiden, sokak hayvanları ya da evcil hayvanlar ya da ne bileyim işte hayvanlarla ilgili bu kadar candan, ilgili, sevgi dolu paylaşımlar olmazdı.

*********

Evinde veya sokağında kedi köpek besleyen, ilgilenen insanlar da daha azdı. Ben büyürken, aman evimizde mutlaka bir kedi veya köpek olsun diye uğraşan, bu kadar çok insan da olmamıştı sanki.

Sevenlerin zaten vardı, geri kalan herkes evcil hayvanları uzaktan sevmekle, korkmakla meşguldü. Bunun nedeni ise eskiden gelen bir gelenekti. EVİN İÇİNDE EVCİL HAYVAN MI OLUR. Köpekler ısırır, kediler tüyünü bırakır. Sokaktaki köpek sevilmez diyerek bazı küçük dostlarımızdan, uzak tutuldu bazı vatandaşlar. Kötülediler her zaman çocuklara karşı.

*******

Hatta hayvan seven çocuğuna “pis o bırak, ısırır” diyenler daha fazla insan vardı. Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri hayvan sevgisi arttı diyeceğim, yok değil. Yani şunu demek istiyorum ki. Bazı araştırmalara göre hayvanlarla büyüyen çocukların gelişimlerinin daha hızlı olduğu ve bazı hastalıklara göre bağışıklık kazandığı ortaya çıkmıştır. Köpekler ve kediler sahiplerinin duygusal durumlarını ve sağlık durumlarını çoğu zaman önceden sezinleyebilir. Bu sayede tedbir alabilir, erken teşhis sayesinde riskli hastalıklardan vaktinde tedavi olarak kurtulabilirsiniz. Böylece bu hastalıkların neden olacağı psikolojik çöküntünün de önüne geçmiş olursunuz. Bu nedenle minik dostlarımızı sevelim.

******

Geçtiğimiz günlerde bazı haberlerde okuduğum hayvanlara çarpıp kaçanlardan olmayalım. İzmir depreminde de minik dostlarımızın büyük emeği olduğunu unutmayalım. Çocuğuna hayvan sevgisi aşılamak için çabalayan insanlardan olalım.

******

Kar kış bastırınca, kar manzarası yanında, “lütfen sokaktaki hayvanlar için bir tas yemek, apartmanınızda sıcak bir köşe” gibi bazı sizin için küçük ama minik dostlarımız için büyük bir iyilikten kaçınmayalım. Hayvan sevgisinin, böylesi bir merhametin, korumasızlığı kocaman, sevgisi sonsuz ve karşılıksız olan bu canlara karşı böylesi bir değer artışı olursa, bu ancak ve ancak her çocuğun ve her vatandaşın hayvanları sevmesiyle olacaktır.

*****

Bir arının, bir sineğin, bir solucanın, kedinin, köpeğin, canı olduğunu ve bu minik dostlarımızın olmadığında hiçbir insanın var olamayacağını asla unutmamamız gerektiğini her zaman hatırlayalım. Mesele sadece kedi , köpek değil. Sığırların, koyun keçi gibi küçükbaş hayvanların sağlıklı koşullarda yaşamak hakkı var mıdır, yok mudur? Ahırlarda üst üste tıkıştırılan, kıpırdayacak alan olmadığı için dışkısının üzerine yatmak zorunda kalan, temizlenmediği için sineklerin hücumuna uğrayan büyükbaş hayvanlar bunu hak ediyorlar mı?

*****

Değerini düşürmüyor diye hastalığı tedavi ettirilmediği için acı içinde yaşayan besi hayvanları refah içinde mi? Yıl olmuş 2020 para karşılığında köpeği hobi bahçesine bağlayıp hafta sonları gidince ilgilenen ve hafta içi başına bir iş gelir mi diye düşünmeyenlerden olmayalım. Yani şunu demek istiyorum. Hayvanları her zaman sevelim ve koruyalım.

Bu haber toplam 412 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.