Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi, sağlık çalışanlarının çalışma şartlarının zorlu koşulları sebebiyle tükenmişlik noktasına geldiğini vurgulayarak Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde konuyla ilgili bir basın açıklaması düzenledi. Bu basın açıklamasında Muğla’nın tek üçüncü basamak hastanesi olan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta olmak üzere il genelindeki sağlık sisteminin personel eksikliği, fiziki altyapı yetersizliği, artan hasta yoğunluğu ve sağlık çalışanlarının yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle her geçen gün daha da zorlandığını ifade etti:
“Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, il genelindeki bu devasa sağlık yükünün büyük bir kısmını tek başına sırtlamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu ağır yük, çağın gereksinimlerinden uzak, ciddi ve kronik bir personel eksikliği ile birleştiğinde; sahada ter döken çalışanlarımızda fiziki ve mental tükenmişlik kaçınılmaz bir son olmaktadır. Sadece personel eksikliği değil; hastanelerimizin fiziki yetersizlikleri ve sosyal olanakların kısıtlılığı da bu kara tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.”
Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi, açıklamasında dile getirilen sorunların yalnızca sağlık çalışanlarını değil sağlık hizmeti alan tüm vatandaşları doğrudan ilgilendirdiğini söyleyerek Muğla'nın geniş coğrafi yapısı ve ilçelerde yaşanan branş hekimi ile tıbbi cihaz eksiklikleri nedeniyle birçok hastanın tedavisi için Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmek zorunda kaldığını belirtti.
Datça, Seydikemer, Bodrum ve diğer ilçelerden gelen sevklerin özellikle acil vakalarda zaman kaybına neden olduğu belirtilirken, bu durumun hem 112 Acil Sağlık Hizmetleri'nin hem de merkez hastanesinin iş yükünü önemli ölçüde artırdığı belirterek şu açıklamada bulundu:
“Datça, Seydikemer ve Bodrum'dan yola çıkan bir hastanın merkeze ulaşma çabası, zamanla yarışılan anlarda telafisi imkânsız kayıplara davetiye çıkarmaktadır. Bu sevk sarmalı, hem 112 Acil Sağlık sistemimizi hem de merkezdeki ana hastanemizi tam anlamıyla kilitlenme noktasına getirmiştir.”
Açıklamanın devamında Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi, sağlık sistemindeki sorunların çözümü için atılması gereken adımları sıralayarak şu taleplerde bulundu:
“Muğla’da sağlık çalışanları olarak, yereldeki idari yönetimlerimizin çabalarıyla ve kısıtlı imkânlarıyla aşılamayacak kadar ağır bir yükle karşı karşıyayız. Bu nedenle;
1.Personel istihdamı acilen artırılmalıdır. İlçelerimizdeki hekim ve donanım eksiklikleri nedeniyle yaşanan hasta sevkiyatı durdurulmalıdır. Sağlık çalışanlarımızın fedakâr çabaları artık tek başına yeterli gelmemektedir. Nitelikli hizmet için; hemşire, ebe, eczacı, radyoloji teknikeri, tıbbi sekreter, paramedik ve diyaliz teknikeri eksiklikleri derhal tamamlanmalıdır.
2.Mali ve sosyal iyileştirmeler lafta kalmamalıdır. Barınma krizine karşılık; başta Bodrum, Marmaris ve Menteşe olmak üzere sağlık çalışanlarına yönelik özel sosyal konut projeleri ve lojman tahsisleri derhal sağlanmalıdır. Seydikemer ve Marmaris Devlet Hastanelerinde planlanan kreşler kapılarını açmalı; Muğla Eğitim Araştırma ve Bodrum Devlet Hastanesi'nde mutlaka 24 saat hizmet verecek kreş planlaması derhal hazırlanmalıdır.
3.Hastanelerimizin fiziki altyapı sorunları kökten çözülmeli, yıpranmış binalarımız yenilenmeli, personel için insani dinlenme alanları oluşturulmalı ve yatırım programındaki sağlık kurumları bir an önce tamamlanmalıdır.
4.Çalışanların emeğine ve onuruna saygı gösterilmeli, kurum içi iş barışı, personelin aidiyeti ve motivasyonu titizlikle korunmalıdır. Kısa süreli hastalık raporu alan sağlık çalışanları mobbinge maruz bırakılmamalıdır. Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan; kanser tedavisi gören veya beyin kanaması geçiren sağlık çalışanları, uzun süreli sağlık raporları gerekçe gösterilerek cezalandırılmamalıdır. Ağır hastalık geçiren sağlık çalışanları, tedavi sürecindeyken iş güvencesini kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakılamaz.
5.Turizm kaynaklı dönemsel krizlere artık kalıcı çözümler üretilmeli, Beşe katlanan yaz nüfusuna karşı geçici görevlendirmelerle değil, kalıcı ve yapısal tedbirlerle sağlık altyapısı güçlendirilmelidir.
Unutulmasın ki; evinde huzuru olmayan, kirasını ödeyemeyen, çocuğunu güvenle bırakacak bir yer bulamayan, bedenen ve ruhen tükenmiş bir sağlık çalışanının mutlu olması beklenemez.”